"Mail yaz cevap yazarım" gibi bir öneri, fi tarihinde tek ricası bu olmuş birine söylemek için pek ironik ve de cüretkar oldu :) inandırıcılık konusuna girmiyorum bile :P
Her neyse, sana mail yazmak istemiyorum ben; zira söylemek istediğimden çok farklı anlaşılıyor her seferinde her şey. Kafamda bir şey de yok spesifik olarak, yalnızca konuşmak istiyorum, kafamda spesifik bir şey olur belki diye.
Sana kızgınım, sana kırgınım, çokça umursamaz zaman zaman şaşkınım. Böyle arkama bakarak son hızda koşuyor, hehehe atlattım derken kafamı çevirir çevirmez sana çarpmam bir oluyor, sapan saçma tesadüfler yaşıyor çok üzülüyorum, bu kadar kısa bir zamana karşı böyle fazla algıda seçici olmak çok garip. Oldu bitti şimdi üzerine kahvelerimizi içelim gibi çok kuvvetli bir sava karşılık, çok kalbime dokunan hatıralarım var, ve bunların yalnızca benim kalbime dokunan hatıralar oluşunu bilmek bile yardımcı olmuyor. Sana, vazgeçmek bu kadar basit gelirken beni neden bu kadar tırmalıyor anlayamıyorum. Onca açıklamama, uyarıma, ricama rağmen kalbime girip sonra ama bu benzinsiz çalışmıyormuş istemiyorum ben bunu diye çıkman çok acımasızca geliyor, neden diyorum, bir ben eksik olsaydım olmaz mıydı diyorum, selim sırrıya dahi sığdırılamamış olmak ağırıma gidiyor. Benzer "hayır/kısmet bilinci/inancı" insanlar olarak, bir sebebi vardır diyorum; ama ben daha kendime gelmeye çalışırken hiç beklemediğimde elimden tutup hiç beklemediğimde yere düşüren ve bunda hiçbir beis görmeyen senin, hayatıma ne amaçla girdiğini anlayamıyorum.
Ben bunları yazarken sen beni arıyorsun, ve dünyada daha önce milyonlarca kez yaşanmış o sahne benim için ilk defa ve sanki yalnızca bana olmuş gibi yaşanıyor, istemiyorsun, ve o kadar umursamıyorsun ki, resmen etlerim sökülüyor, o kadar kalbime almıştım ki seni, ne aptalım, o kadar sevdim ki seni, seni çok sevdim, allahım ne olur ben onu çok sevdim, neden böyle oldu?!?!
çok yanıldım, güllerim soldu benim...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder