Yazacak çok fazla şeyim olmasına rağmen tuhaf bir şekilde "ilk cümleler" yazıp yazıp siliyorum. Günlük yazıyormuş gibi olmak istemiyorum; zira benim günlüklerim 'bir genç kızın günlüğü'nden ziyade 'kaptanın seyir defteri'ne hep daha yakın olmuştur. Günün olaylarını belki bir iki espriyle süsleyerek, oldukça objektif bir şekilde yazmak dışında ne içimdeki duygu ve düşünceleri yansıtır ne de o anki ruh halime yönelik bir ipucu bırakırdım sayfalarda. Yine aynı şeyi yapmak bana cazip gelmiyor, hazır gizli kahraman kimliğim varken daha "dirty" yazmak istiyorum.... :D
10 dakika geçtiğine göre sanırım olmayacak; zira artık tepemde hoca dikilmiş sınav sorusunu çözüşümü izliyormuş gibi geldiğine göre en başlardan fazla zorlamamak lazım...
Bu ay oldukça yoğun geçti, onca zamandan sonra ilk defa gerçekten çalıştığımı bir şeyler ürettiğimi hissediyorum. Çok zor olsa da alıştım olduğum yere. Başlarda "Ben onlarla çalışmak isemiyorum!!" diye zırladığım insanlarla artık rahatlıkla çalışıyor olmamın yanında onları gerçek anlamda seviyorum bile. Umarım herşey zamanla daha da düzelecek...
Bir an için tereddüte düşmüştüm; ama artık eminim ve rahatım: evet ben insanlara, yerlere, olaylara çok zor alışıyorum, anlık görüşme-tanışma dışında hayatımın bir dönemi süresince birlikte olacağım insanlardan uzuun süre uzak duruyorum; ama benim değiştiremediğim tarzım bu ve değiştirmeye çalışmanın çok da gerekli olmadığına karar verdim. Kabak çiçeği olmayı seviyorum; bana az ama sevdiğim insanlar, yerler ve olaylar kazandırıyor.
hmmm tam istediğim gibi baya bi "dirty"...puf :?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder