15 Nisan 2008 Salı

Bon anniversaire à moi!

Yarın iş hayatımdaki 1. yılımı dolduruyorum.

Mezuniyet yaklaşırken iş hayatı ile ilgili pek hevesli ve umutlu fikirlerim yoktu(hala da yok gerçi). Esasen İzmir'de şekillenecek olan iş hayatım, tatil yapayım derken uzayan ve parasız geçen yaklaşık 10 aylık sıkıntılı bir dönem, vs, olayları Ankara'ya yönlendirdi. Benim için fabrika kiriyle geçen zor-kolay, iyi-kötü, eğlenceli-sıkıcı geçen bu 1 senenin sonunda yarın departman değiştiriyorum. Ki fabrika ortamından temiz; ama daha pis bir ortam bu. En çok zorlandığım şey insanlara karşı durmaktı; zira kibarlıktan kırılan, demek istediğini insanın anlama seviyesini zorlayan şekillerde "challenge" olarak sunan benim, artık biraz yırtmam gerekiyor. Yoksa çalıştığı firmadaki tek kadın olan ben 1 lokmada yutulacağım. Aslında yapmam gereken çok kolay; ama kendime yaptırtmak zor. Bu öyle bir şey ki; sanki bebek gibiyim, aslında "Anne benim karnım acıktı, yemek hazırlarsan sevinirim." demeye çalışırken "Beba mamm maaa, uuu mmmm vvvvaAAAAAAA" diyorum; ya da "X Bey, hatırlattığım bu iş sizin görev tanımınızda; ama size iş verme yetkim olmadığından ve ayrıca bunu hatırlattığım için sizin adınıza ben utandığımdan, size direkt bu işi sizin yapmanız gerektiğini söyleyemiyorum..." yerine, emin olamadığımdan "Hmmm, öyle mi X Bey? O zaman ben onu bi daha araştıriym..." şeklinde kibarlaşıyorum ve inanın asla yardımcı ve yumuşak olmuyorlar. Bunun kendi kendine geçmesini beklerdim; ama şu andan itibaren, her kelime her hareket çok önemli... İş yaşamında kişisel imaj... Bundan sonraki hedefim bunu kotarmak; toplu saçlar, kıyafette renk-takı seçimi, burnu kapalı ayakkabılar vs. vs. bunlar bi şekilde kolay, esas maneater olmak kısmı bu yılki hedefim olsun. :)

Çünküm yaklaşık şöyle bir şey öngörüyorum...


Hiç yorum yok: